Özlü İçerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özlü İçerik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2010 Salı

Tecrübe Nasıl Kazanılır?

Tecrübe nasıl elde edilir? Tecrübe Nasıl kazanılır? Bu konuda birçok kaynaktan birçok yazı okuyabilirsiniz ancak sizi hiçbiri tatmin etmeyecektir çünkü tecrübe kitaplarda gizlenmiş değildir. Bir hikaye ile "Tecrübe nasıl kazanılır?" sorusuna cevap arayalım;

Ustaya başarısının sırrını sormuşlar...

İki kelime demiş:
- Doğru kararlar...

Hepimizden farklı olarak sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar:

Tek kelime demiş:
- Tecrübe.

Bu tecrübe denen şeyin sırrı ne diye sormuşlar.

Usta derin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş:
- Yanlış kararlar!

Aldatmaca bizi kafeslemiştir

Tarihin en acı derslerinden biri şudur: Yeterince uzun zaman aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz. Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık. Aldatmaca bizi kafeslemiştir. Tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek, son derece acı vericidir çünkü. Bir kez şarlatana iplerinizi verdiniz mi bir daha hiçbir zaman geri alamazsınız. Böylece, yenileri çıkagelene kadar eski aldatmacalar sürer gider.
Carl Sagan

18 Mayıs 2010 Salı

Bir sıfır gerek bana

Bir sıfır gerek bana sol yanımda değer kazanacak,
Bir sıfır gerek bana değerli hissettirecek,
Bir sıfır gerek bana içi dopdolu olacak,
Ve bir sıfır gerek bana nereden başladığımı unutturmayacak...

uçurum da sizin içinize bakmaya başlar

Uçuruma gözlerinizi dikip baktığınızda,
uçurum da sizin içinize bakmaya başlar.
Nietzsche

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Hedef Düzenin Kendisi Olmalıdır

"Düzenin olduğu her yerde bir düzenleyen-düzenlenen, yani yöneten-yönetilen çelişkisi ve buna bağlı olarak ezen-ezilen, sömüren-sömürülen vb. zıtlıkları kaçınılmazdır.
O halde hedef düzenin kendisi olmalıdır."
Ömer Naci Soykan

Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız

"Bizim neslimiz büyük buhranı ya da Büyük Savaş’ı yaşamadı.
Bizim savaşımız ruhsal bir savaş.
Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız.”
Fight Club (1999)
Tyler Durden (Character)

26 Nisan 2010 Pazartesi

KİMSESİZ AKŞAM

Boş şişeyle bardakta.
Titremekte mum alevi;
Oda soğuk buz gibi.
Dışarda otlara yağmur yağmakta.

Yatıyorsun kısa bir zaman için
Üşüyerekten üzgün, yatağına.
Yine sabah olacak, akşam daha sonra,
Sabahlar, sabahlar gelecek tekrar,
Ama sen hiç gelmeyeceksin.

Hermann Hesse

22 Nisan 2010 Perşembe

Dört şey azizdir

"Dört şey azizdir:

- Fakirlerin yüküne tahammül eden zengin,
- Kanaat edip haline razı olan fakir,
- Yaptıklarının ayıbından korkan günahkar,
- Günahlarından sakınan alim..."

TEBRİZLİ ŞEMS

İyi Düşünün

İyi Düşünün
İyi Düşünün
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınız sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yayılın çimenlerin üzerine.....
Acele edin....
Er veya geç...
Çimenler yayılacak üzerinize...


İyi Düşünün - Can DÜNDAR
Seslendiren - Selçuk Yöntem

15 Nisan 2010 Perşembe

Düz Adam

Taksi şöförü : Hoş geldiniz.
Düz Adam : Hoş buldum. Ben sadece.
Taksi şöförü : Nereye gidiyoruz?
Düz Adam : Ana avrat düz gidelim.

Kaynakça: düz adam http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18570986

18 Şubat 2010 Perşembe

Tutmayan El

''Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın ?''

Neyi arıyorsan sen O'sun

Neyi arıyorsan sen O'sun" der Mevlana...

Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık...

Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sü­rükleyip, kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine çıkarır.

Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslın­da, her sevda ruhumuzun bir başka yüzü...

Her aşkta kendimizi ararız; o yü...zden bulduklarımız, benzerlerimizdir.

Resimlerini yanyana koyun sevdiklerini­zin ve dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size...

Aşk denilen kaleydoskobun buzlucamına gözünüzü dayadığınızda, binbir camın rengarenk ışıklar saçarak döndüğünü ve her seferinde bambaşka şekiller ördüğü­nü görürsünüz. Her camda, farklı bir ren­giniz vardır; her şekilde sizden bir parça...

Aşklarınız hülasanızdır.

Sevdiğiniz her adam, beğendiğiniz her kadın, farklı ruh hallerinizi ele verir; arada bir çevirdiniz mi kaleydoskobu, cam par­çalar yer değiştirip yeni şekiller alır; hepsi siz...

Sevgilinizin gözlerindeki dolunay, sizde­ki ışığın yansımasıdır aslında; dilindeki si­zin ilhamınız, tenindeki sizin ısınız...

Yoksa hâlâ bir sevdiceğiniz, o henüz kendinizi bulamadığınızdandır...